26 Ekim 2017 Perşembe

Felsefe Ödevi - Ben Kimim?

                2001 yılının Şubat ayında, kışın en soğuk dönemi aynı zaman da pazartesi bir gece yarısı, bin de bir görülen erken doğumla 8 aylık olarak dünyaya geldim. Üç kardeşiz. Bir ablam ve bir erkek kardeşim var. Sakin geçen çocukluğum da sürekli hastanelerde olduğumu hatırlıyorum. Etrafımda pek kimse yoktu ve bu yüzden hiçte öyle çocukluk arkadaşlarım olmamıştı. Odamdan hiç çıkmaz kendi kafamda hikayeler kurup sayfalarca resimler çizerdim. Okula başlamadan önce benden dört yaş büyük olan ablamdan okuma ve yazmayı öğrendim. Okula başladığım da ise yeni arkadaşlarım olduğu için çok fazla eğleniyor ve çok mutlu oluyordum. Geriye dönüp baktığım da çok güzel bir çocukluğum, gülerek hatırlayacağım çok güzel anılarım vardı. Beni ben yapan insanı duygularımın mimarı annem olsa da çevremdeki renkli insanlar bana, beni ben olmayı öğretti. Ben tanımsızım. İçimde birçok farklı renk ve potansiyel var. Ve bir renge bürünmem o renk olduğum anlamına gelmez. Sadece o an mavi oldum diye sen mavisin diyemezsiniz. Hem değişken hem de uzun süre aynı renk olabilme potansiyeline sahip olmam beni farklı biri yapmaz. Düşünce ve duygularımız rengimizi belirler. Ve düşünce ve duygular kalıcı değildir. Ben buyum. 6 yaşında da buydum 16 yaşında da buyum. 60 yaşında da bu olacağım. Beni ben yapan bilincim ve benliğim, anılarım ve düşüncelerim. İddaa ve icraatlerim ile desteklenen yaşamım. Yani bizi biz yapan her şey. Beden yani maddesel vücut bizi tanımlamaz. Çünkü o yok olmaya mahkumdur. Çürüyüp eriyip hiç olacaktır. Maddi bedenimiz sadece bir araçtır. Esas olan düşünce ve benliktir. Düşünce ve benliğimizi hayata geçirmek için kullanılan bir tür araç gibi. Düşüncelerimizi kağıda yazmak için kullandığımız kurşun kalem gibi de düşünebiliriz. Bedenin anlamı budur. Zamanla o kalem eskir, kırılır, çizilir, gittikçe kısalır rengi solar verniği gider yaşlanır ve sonunda biter, ölür. Geriye onu kullanan bilinç ve benlik, ve o doğrultuda onu kullanarak yazdığı yazılar, icraatler kalır. Bilinç ve benlik olgusunu bulabilmek için ise evreni aşmak gerekir. Evreni aşabilmek için de zaman ve mekan kavramlarını bu kavramları aşmak için de madde olgusunu aşmak gerekir. Buradan varacağımız olgu bilinçtir. Çürüyüp yok olmaya mahkum madde beden olgusunu aştığımız da kendi benliğimize ulaşacağız. İşte ben buyum. Sadece benim. Zihnim ve ruhum bunu anlamlı kılan inancım ve hayata bakış açım ve bu inanç ve görüşlerim ile ortaya koyabildiğim icraatlerim benim yaşamımı anlamlandırıyor. Duygu ve düşüncelerim, hatta hal ve hareketlerim değişse de ben buyum.

30 Eylül 2017 Cumartesi

1 Ay Oldu

Herkese Merhaba :)
   Ziyaretçi sayım çok az olsa da buraya yazmaya kendimi mecbur hissediyorum. Belki bir gün birileri okur 😁 Bloguma yazmayalı çook uzun zaman oldu. Şaka şaka 1 ay oldu. Peki 1 aydır neler yapıyorum hemen bahsedeyim. Öncelikle tabii ki okullar açıldığı için gerçekten ve gerçekten çook meşgul oluyorum. 11. sınıf gerçekten de zormuş ya ne yapsam ki 😅😅. Sayısal sınıfındayım bir de aman Allahım. 😌

  Okul başlayalı 2. hafta da bitti. Sınıfım değiştiği için alışmaya çalışıyorum. Yakın arkadaşım yok bu yüzden hep tek takılıyorum. Arkadaşım olmaması iyi mi kötü mü bilmiyorum ama bu sayede derslerle biraz daha ilgilenebiliyorum. İnşallah bu sene umduğum gibi bir sene olur. Sınav sisteminin değişmesi biraz korkutup kafamı karıştırsa da pes etmek yok 😀.

  Sonbahar kendini yavaş yavaş değil bayağı bir hissettirdi o kadar mutluyum ki. Buraya da okuldan ve derslerden vakit bulunca yazacağım. Kendinize iyi bakın. (Oralarda blogumu okuyan biri vardır elbette, yani umarım 😕😶)

Sonra ki yazımda görüşmek üzere.

26 Ağustos 2017 Cumartesi

Azerbaycan Öneri Şarkı ve Türkü Listesi

1. Üzeyir Mehdizade - Yaxsi Olar



2. Şebnem Tovuzlu - Qadasın Alaram


3. Selda Bağcan - Ayrılık


4. Üzeyir Mehdizade - Elvida Keçmişim


5. Leman Sam - Ay Qız


6. Röya - Sene Göre


7. Brilliant Dadasova - Arzu Qizim


8. Gel Ey Seher


9. Dut Ağacı


10. Gaş Sabah



Karışık olarak listelenmiştir.
Bazılarının sahibi kim olduğunu bilmediğim için sanatçı ismi yazmadım.
Sevgiler.

Azerbaycan da ki kardeşlerimize selamlar :) 💗

24 Ağustos 2017 Perşembe

Şirin mi Şirin "Shin Min Ah"





Shin Min Ah

Hangul: 신민아
Gerçek Adı: Yang Min Ah양민아
Takma Adı: Do Duk Do Duk (Donald Duck)

5 Nisan 1984 doğumlu, 168cm boyunda 48 kilo oyuncu model. Dong Gook Üniversitesi - Tiyatro ve Sinema Bölümü mezunu.



Bana göre Güney Kore'nin en şirin oyuncularından. Tam bir tavşan surat. Hele ki en son izlediğim Tomorrow With You dizisinde utangaç halleriyle hem güldürüp hem de kendine hayran bırakmıştı.💃Gerek sarhoş halleri gerek gelecekteki soğukluğunu canlandırırken sergilediği oyunculuk adeta büyülüyor. Bu dizi için daha sonra bir yayın yazacağım.



(Tomorrow With You dizisinden)

Aslında Shin Min Ah'ı ilk bu diziyle tanıdım. Daha önce bir dizisini izlememiştim. O şirinliği daha ilk diziyle bana bu yayını yazdırdı 😉😀

Hele o gamzeleri yok mu ^^



(Oh My Venus dizisinden)

Shin Min-Ah kendisi gibi oyuncu olan ve kendisinden 5 yaş küçük model-oyuncu Kim Woo Bin ile 2015 yılın Ocak ayının başlarında bir moda markası olan Giordano'nun çekimlerine model olarak katıldıklarında arkadaş oldukları ve 2015 yılının Mayıs ayında çıkmaya başladıkları ajansları tarafından 22 Temmuz 2015 tarihinde onaylandı.




Yaklaşık 3 ay önce sevgilisi Kim Woo Bin'in kanser olduğunu öğrenmiştik. Ünlü aktör şuan da Seul de bir tedavi alıyor. Shin Min Ah bu yüzden kendi programlarını askıya alıp kemoterapi süresince sevgilisini yalnız bırakmıyormuş. Shin Min Ah'ın oyunculuğu gibi kişiliği de gerçekten iyi.


Ne güzel bir insansın Shin Min Ah.
Umarım Kim Woo Bin hastalığını atlatır ve mutlu olursunuz.




Sevgiler. :)💗💙💜

12 Ağustos 2017 Cumartesi

Müzeyyen


Müzeyyen;
Ordan oraya savrulurken ara sokaklarda,
Karşıma çık istedim.
Çatlamış göğüs kafesime rağmen
Nasıl bu kadar umarsızca gülebildiğimin,
Hesabını sor istedim.
Kendime bunları neden yaptığımı sorgula istedim.
Neden bir yerlerde kök salamadığımı
Merak et istedim.
Bir ölü kadar soğuk kanlıyken,
Bir fetüs gibi rahme tutunmaya çalışıp
Yaşamak için çabalayacak gücü
Kendimde nasıl bulduğumu düşün istedim.
Her an kendimi bir arabanın önüne atacak
Ya da bir falezden itecekmiş gibi
Her şeyden vazgeçmişken,
Neden beni durduracak
Bir şeyler arayışında olduğumun
Çelişkisine küfür et istedim.
Şu terk edilmiş,
Yıkık dökük binanın önünde dikilip,
"Sen mi daha yıkıksın yoksa ben mi?"
Diye haykıran sesime ağla istedim.
Bileklerimi sık istedim Müzeyyen.
Bileklerimi akla istedim.
Bileklerimi kes istedim.
Ordan oraya savrulurken ara sokaklarda,
Bana ilk kez sarıl
Ve son kez öldür istedim.

11 Ağustos 2017 Cuma

Kalp Krizi Sırasında Ne Olur?

Dünyada yaklaşık 7 milyon insan kalp krizinden ölüyor. Ve kalp krizi ya da felç gibi problemlere neden olan kardiyovasküler hastalık dünyadaki en önde gelen katillerden biri.



Kalp krizine ne yol açar?

Tüm kaslar gibi kalbin de oksijene ihtiyacı var ve bir kalp krizi esnasında kalbimiz yeterince oksijen alamaz. Yağ birikintileri ya da plakalar, kroner atardamarda bir duvar oluşturur. Bu damarlar, kalbimize gerekli kanı ileten damarlar. Plakalar biz yaşlandıkça büyür, bunlar bazen bodur, bazen katılaşmış, bazen de alevlenmiş olur. Sonunda bu plakalar tıkanıklığa dönüşür. Eğer bu plakalardan biri kırılır ya da çatlarsa birkaç dakika içinde etrafında kan pıhtıları oluşur ve zaten neredeyse kapalı olan damar tamamen kapanmış olur. Kalp kaslarına kan akışı durur ve birkaç dakika sonra oksijensiz kalan hücreler ölmeye başlar. Buna miyokart enfarktüsü ya da kalp krizi denir. Tedavi eksikliğinde işler kötüye gidebilir. Yaralı olan kas yeterince kan pompalayamayabilir, ve nabız atışı düzensiz olabilir. En kötüsü ise kalp krizi ani ölümlere sebep olabilir.



Birisinin kalp krizi geçirdiğini nasıl anlarsın?

En yaygın belirtisi, oksijensiz kalan kalp kasının neden olduğu göğüs ağrısı. Hastalar bu ağrıyı ezilmeye ya da kıskaça benzetiyor. Bu ağrı, sol kola, çeneye, sırta ya da karına yayılabilir. Ama bu olay her zaman filmlerdeki gibi ani ve dramatik olmaz. Bazı insanlar bulantı ya da nefes darlığı yaşar. Kadınlarda ve yaşlılarda bu belirtiler daha az olur. Onlarda zayıflık ve yorgunluk en büyük belirtilerden biri. Ve şaşırtıcı bir biçimde özellikle ağrılı sinirleri etkileyen şeker hastalığı olan kişilerde kalp krizi sessiz gerçekleşir. Eğer birisinin kalp krizi geçirdiğini düşünüyorsan  hızlı hareket etmen en önemli şey. Eğer acil servisi arayabiliyorsan hemen ara. Hastaneye hızla gitmenin en iyi yolu onlar.

 Kan incelten aspirin ve damarı açan nitrogliserin almak kalp krizinin kötüleşmesinni engelleyebilir. Acil serviste doktorlar, kalp krizi teşhisi koyabilir. Kalbin elektriksel aktivitelerini ölçmek için yaygın olarak kullanılan elektrokardiyogramı ve kalp kasındaki hasarı belirlemek için kan testini uygularlar. Daha sonra hasta, tıkanıklıkların yerinin belirlemek için yüksek teknolojili kalp cihazına götürülür.



 Kardiyologlar, tıkanmış arteri anjiyoplasti adı verilen bir işlemle balon şişirerek yeniden açılabilir. Genellikle, arteri açık tutmak için metal ya da polimer bir stent yerleştirirler. Daha büyük tıkanıklıklar kroner arter baypas ameliyatı gerektirebilir. Kalp cerrahları, vücudun başka bir yerinden bir damar ya da arter alarak, tıkanıklık etrafındaki kan akışını yeniden dengeleyebilir. Bu işlem kalpteki kan dolaşımını yeniden düzenler ve kalp fonksiyonlarını yeniler.

 Kalp krizi tedavisi gelişiyor ama bunu önlemek hayati önem taşıyor. Genetik durumun ve yaşam tarzın senin riskini etkiler. İyi haber ise, hayat tarzını değiştirebilirsin. Egzersiz, sağlıklı bir diyet ve kilo vermek önceden geçirmiş olsan da olmasan da kalp krizi riskini azaltır. Doktorlar haftada birkaç kez aerobik aktiviteleri ve güç arttırıcı antrenman yapılmasını öneriyor. Kalp hastalığına neden olan doymuş yağlar ve şekerin az olduğu bir diyet tam bir kalp dostu.

Peki  ne yemelisin? 



Sebzelerden gelen lifler, kırmızı et yerine balık ya da tavuk tüketimi, tüm tahıl ürünleri, ceviz badem gibi tüm çerezler faydalıdır. Ayrıca iyi bir diyet ve egzersiz planı kilonu sağlıklı aralıkta tutmanı sağlar ve bu durum kalp krizi riskini de azaltır. Ve elbette ki ilaçlar da kalp krizini önlemeye yardımcı olur. Örneğin doktorlar, daha önce kalp krizi geçiren ya da yüksek risk taşıyan hastalarına sıklıkla düşük dozlu aspirin yazar. İlaçlar yüksek tansiyon, kolestrol, diyabet gibi faktörleri düzenlerken ayrıca kalp krizi riskini de azaltır.

Kalp krizi yaygın olarak görülebilir ama asla kaçınılmaz değil. Sağlıklı bir diyet, tütün kullanımından kaçınmak, zayıf kalmak, sağlıklı bir uyku ve bol miktarda kahkaha vücudun en önemli kasının uzun bir süre atmasını sağlar.



9 Ağustos 2017 Çarşamba

Çekin Ellerinizi Kadınların Üzerinden



İslam’ın kızları erkek hocaların, şeyhlerin, ne Kur'an kursunda, lisede, üniversitede ne de sivil hayatta derslerini dinlememeliler, videolarını izlememeliler çünkü görüntü ve sesleri haramdır, maazallah günah işlemiş olurlar; bir tarikata gireceklerse bu tarikatın şeyhi mutlaka bir kadın olmalıdır. Aynı şeyler tersinden İslam’ın oğulları için de geçerlidir(!!!)…

Kadınlarla ilgili bütün fıkhi meseleler hep erkek hocalar tarafından yazılıyor, erkekler kadınlıkla ilgili şeyleri tekrar kadınlara öğretmeye çalışıyor.

Ey gelenekselci, rivayet kölesi, din(i)dar, muhafaza(kar); ünvanlı, ünvansız, sarıklı, cüppeli, takkeli büyük hocalar(!) Kur’an ve sahih sünnete rağmen; kadınlarla ilgili sapkın, patolojik, irrasyonel yaklaşımlarınızla; Hz. Meryem’e Kutsal mabedi yasaklamaya çalışan, onunla ilgili ileri geri konuşan yahudi hahamları gibisiniz!.. Dine karşı dinin temsilcileri, ya hayır konuşun ya da susun ve de çekin ellerinizi kadınlar üzerinden, bundan başka işiniz, derdiniz, meseleniz yok mu sizin, gidin işinize bakın!..

Mustafa SEKİLİ

Felsefe Ödevi - Ben Kimim?

                 2001 yılının Şubat ayında, kışın en soğuk dönemi aynı zaman da pazartesi bir gece yarısı, bin de bir görülen erken doğumla...